bilimveteknik.com

Bilim ve Teknik



Bilim ve Teknik

Avustralyalı bilim insanları, cep telefonu, dizüstü ve tablet bilgisayarlarının güneş enerjisiyle çalışabileceğini açıkladı.

Cep telefonları güneş enerjisiyle çalışacak
Güneş enerjisi alanında çalışma yapan Melbourne Üniversitesi, İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) Bilim ve Endüstri Araştırması Topluluğu ve Monash Üniversitesi’nden bilim insanları fotovoltaikler üzerine yaptıkları 7 yıllık araştırma sonucunda, bu yöntemle elde edilen elektriğin cep telefonu, dizüstü ve tablet bilgisayarları çalıştırmak için kullanılabileceğini açıkladı.

Projenin uygulayıcılarından Dr. Fiona Scholes'un Avusturalya devlet haber kanalı, ABC News'e yaptığı açıklamada, güneş enerjisiyle çalışan organik güneş pilleri, üç boyutlu yazıcıdan çıkarılıp taşınabilir cihazlar üzerine entegre edilerek cihazların elektrik ihtiyacını karşılayabilecek.

Hollanda’da bir tasarım ofisi balıklar için araba geliştirdi. Motorize balıklar ismiyle balıkların yüzüşünü web kameralarla kayda alan ve ardından yüzdükleri yöne doğru tekerlekli akvaryumu hareket ettiren araba eğlenceli olmanın yanı sıra bilime hizmet ediyor.

Düşünebilen ve izlediklerini harekete dönüştürebilen bilgisayarların ilk adımı olan balık arabası bilim adamlarını heyecanlandırıyor.

Araştırmacılardan Thomas De Wolf görüntüleme teknolojisinin her geçen gün geliştiğini ve tüketici ihtiyaçlarına rahatlıkla cevap verebilecek düzeye gelindiğinin altını çiziyor:
‘‘Bilgisayar gözlemiyle eş zamanlı olarak hareket edebilmenin hayatımıza birçok yenilik katacağına inanıyoruz. Biz de insanlar olarak %90 oranında düşüncelerimizi vücut dilimizle anlatmıyor muyuz?’‘

Duygu durum anlatımını görsel hafızalarıyla algılayan bilgisayarlar hayatımızı değiştirecek.

Kaynak: euronews.com

Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde yer alan adalar gurubu Florida Keys’de deniz uzaylısı bulundu. Ölümsüz ve kendini yenileyen yapısı nedeniyle araştırmacılar canlıya deniz uzaylısı ismini verdiler.

Eşsiz bir deniz laboratuvarında izlenen deniz uzaylısı, genetik yapısı ve tüm sırlarını ifşa etmeye başladı. Araştırmacılar beyni çıkarılan canlının en geç üç gün içinde yeni bir beyin oluşturduğunu belirttiler ve yarı saydam canlı kesildiğinde inanılmaz hızlı hareket ettiğini eklediler.

Araştırmacı Rachel Sanford canlıyı anlattı:

“Birer deniz anasına benzeyen bu canlıları yakından izliyorum ama bunlar kesinlikle deniz anası değiller. Evet bu konuya açıklık getirelim. Beynini aldığımızda yeniden çıkıyor. Nasıl tekrar bir beyin oluştuğunu izliyorum ve molekülsel yapının hayvanı iyileştirdiğine tanık oluyorum.’‘

Arjantin'in Boeing 737 tipi bir uçak büyüklüğünde dinozor fosili bulundu.

Uçak büyüklüğünde dinozor fosili bulundu!
Bilim insanları, dünya üzerinde yaşamış en büyük canlı olduğu iddia edilen yeni bir dinozor türüne ait fosiller ortaya çıkardı. ‘Dreadnoughts’ adı verilen dev canlının, yaşadığı dönemde 65 ton ağırlığa ve 26 metre uzunluğa sahip olduğu belirtildi.

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde, 2005’ten bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan ve yeni bir türe ait olan kemik fosillerinin, 77 milyon yıl önce yaşamış otobur bir dinozorun olduğu açıklandı. Boeing 737 tipi bir uçak büyüklüğünde olan ‘Dreadnoughts’, vahşi etobur Tyrannosaurus Rex (T-Rex)’ten tam 7 kat büyük.

Akıllı telefonlar bizim için bir önemli bir çok bilgi taşımaktadır. Bu özel bilgileri başkalarının görmesini istemediğimiz için telefon kilidi kullanmaktayız. Yalnız bu işlem hem yeterince güvenli değil hem de vakit kaybı. Motorola‘nın VivaLnk şirketi ile birlikte geliştirdiği dijital dövme bu konuda imdadımıza yetişiyor.

Geliştirilen bu sistem sayesinde telefon kilidini açmak için telefonunuzu NFC tabanlı dijital dövmeye tutmak yeterli. Vücüda yapıştırılan dövme 5 gün boyunca kullanılabilmekte, ayrıca suya ve tere karşı dayanıklı.

Şifre ve görsel paroladan daha güvenli ve daha hızlı olan dijital dövmenin 10 adet paket fiyatını VivaLnk 10$ olarak belirledi. 10 adet dijital dövmeyi 50 gün boyunca kullanabilirsiniz.

Şimdilik sadece Motorola MotoX için uyumlu olan dövmelerin diğer modeller için ne zaman satışa çıkacağı henüz bilinmemektedir.

Kaynak:birmuhendis.com

İnternet arama motoru Google'ın elektronik posta hesabı Gmail hack’lendi.

‘Gmail şifrenizi değiştirin’
Gmail'de 5 milyon hesaba ait şifre ve e-mail adresleri Rusya'da bir internet sitesinde yayınlandı.

Gmail kullanıcılarına uyarıda bulunan Google, kullanıcılarının şifrelerini değiştirilmesini istedi.

Yapılan açıklamaya göre, çalınan hesapların büyük bir bölümü Gmail’i İngilizce, Rusça ve İspanyolca kullanan üyelere ait.

Çalınan ve yayımlanan bazı şifreler sadece Gmail’i değil Google’ın elektronik ödeme plarformu Google Wallet’ı da kapsıyor.Çalınan 5 milyon hesabın yüzde 60’ının aktif olduğu düşünülüyor.

Bilgi üzerinde çalışılan içerik ve perspektife göre pek çok çeşitte anlamlar içeren kompleks bir kavramdır. Bazı tanımları: •Öğrenme,araştırma veya gözlem sonucu elde edilen gerçek ve ilkelerin bütününe verilen ad
•İnsan,para,dürtü,öğrenme,güç ve yetenek avantajıdır.
•Buluşta odaklanmış,uzmanlıkla birleştirilmiş,özel ilişkili bir aksiyondur.
•Bir değer ekleme davranışı ve aktivitesidir.
•Yönetme yeteneğidir.
•Bir alanda ilgili çeşitli özellik ve tavırları açıklayan modeller kümesidir.

Korku beynin işlediği en kompleks bilgi işlemlerinden biridir. Korkunun beyinde oluşmasında rol oynayan mekanizma halen tamamen aydınlatılamamış. Bu açıdan korku halen bir çok sinir bilimi araştımacısının en üst düzeyde ilgisini çeken konulardan biri olarak sıcak yerini korumaktadır. İlk araştırmalar beynin bir çok duygunun oluşmasında sorumlu bölgesi olan Amigdala’nın korkudan da sorumlu olduğunu göstermektedir. Bazı klinik vakalarda amigdala bölgesi gelişmemiş bireylerin korkusuzluk problemi ile karşılaştığı gözlemlenmiştir. Bu bireylerin normal bir insanın korkabileceği hiç bir şeyden korkmadığı saptanmıştır. Fakat bu bireyleri oksijensiz ortama bıraktıklarında panik tepkiler verdikleri gözlemlenmiştir. Bu sonuçtan anlaşılıyor ki panik haline beyinde neden olan mekanizma sadece amigdala'da etkin değil, çok daha kompleks bir yol izlemektedir.

Hiç telefon alırken SAR değerine dikkat edin diye bir uyarı duydunuz mu? Duymadıysanız ben size söylüyorum telefon alırken SAR değerine dikkat edin!!!

Peki nedir bu SAR? Neden bu kadar tehlikeli? Birlikte inceleyelim.

SAR, İngilizce kısaltması Specific Absorption Rate (özgül emme oranı) kelimesinden oluşur. Elektronik cihazların yaydığı elektromanyetik güç, kilogram doku başına yutulan elektromanyetik gücü gösterir. Yanımızda bulunan bir cihazın radyo frekanslarının enerjisinin vücudumuz tarafından emilmesidir. Emilen bu enerji vücudumuzda ısıya dönüşür ısıyı bizim hissetmememizin nedeni direk derinin altına nüfus etmesi derimizde bulunan reseptörler algılayamıyor ancak reseptörlerimize deri altından zarar veriyor. SAR değeri 0.5 W/kg olan bir cep telefonu vücudumuza kilogram ve saniye başına 0.5 Joule enerji yüklüyor demek oluyor.

SAR DEĞERİNİN ZARARLARI

KISA VADELİ ZARARLARI

Embriyo gelişiminin zarar görmesi.
Bağışıklık sisteminin bozulması.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK’ın sivillere yönelik kriptolu telefon projesini yürüttüğünü bildirerek, "İsteyen kriptolu cep telefonu kullanabilecek" dedi.

Vatandaşa da kriptolu telefon
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, devletin zirvesinin kullandığı kriptolu telefonların dinlenmesinin ardından yeni kriptolu telefonlar hazırlandığını söyledi.

Yazılımı ve donanımı değiştirilen yeni kriptolu telefonların yılbaşında devletin üst yöneticilerine dağıtılacağını açıklayan Işık, yılbaşından sonra devlet yöneticileri için "yeni nesil" kriptolu telefonlar için yeni bir çalışma başlayacağını kaydetti.

Bakan Işık, hukuksuz dinlemelerin bir örgütün işi olduğunu ifade ederek, kripto yazılımını yapanla dinlemeyi yapanın örgütsel işbirliği olmadan dinlemesinin mümkün olmadığını belirtti.

Işık, hukuk devletinde yasadışı dinlemeyi kimsenin mazur ve meşru gösteremeyeceğini vurguladı.

TELEFON

Mucit: Alexander Graham Bell

Graham Bell’in annesi doğuştan sağırdı. Bell’in babası ve dedesi kendilerini işitme engellilere yardıma adadılar. Graham Bell de aynı yoldan gitti işitme engelli insanların işitmelerini sağlayacak cihazlar yapmak istiyordu. Thomas Watson adlı bir elektrik mühendisi ile birlikte çalışmaya başladı. Eline bir kitap geçti kitapta sesin kablolar aracılığı ile aktarıla bileceği yazıyordu Bell bunun üzerine yoğunlaştı.

Bell ve Watson sesin tel üzerinde iletildiğini ortaya çıkardı ancak ses hiç anlaşılmıyordu. 14 şubat 1876 günü Bell ve Gray telefon patenti almak için ayrı ayrı başvuru yaptı. Bell’e 7 Mart günü istediği patent verildi. 174.465 nolu patentini alan Bell atölyede denemelerini sürdürürken telefonu çalıştırmak için kullandığı bataryadan pantolonuna asit döküldü. Watson’u yardıma çağırdı:

“Mr. Watson —Come here —I want to see you” (“Bay Watson. Buraya gelin. Sizi görmek istiyorum.”)

Enerji tasarrufu nedir?
Enerji tasarrufu evde, üretimde, konforumuzda ve iş gücümüzde herhangi bir kayıp olmadan enerjinin akıllıca kullanılışı anlamına gelir, israf etmemektir ve gereksiz enerji tüketimini önlemekle yapılmaktadırenerji tasarrufu
Enerji verimliliği nedir?
Enerji verimliliği, tüketilen enerji miktarının, üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden, ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesi olan tanımlanır.
Enerjiyi neden verimli kullanmalıyız?
1- Doğal kaynaklar hızla tükendiği için
2- çevre kirlendiği için
3- Enerji için yüksek miktarda para ödendiği için enerjiyi verimli kullanmalıyız.
Evlerin ısıtılmasında nasıl enerji tasarrufu yapılır?
Isı elde etmek için elektrikli sobalar yerine gaz sobaları tercih edilmelidir. Kötü takılmış kapı ve pencerelerdeki boşluklar ve hava girişleri kontrol edilerek gerekirse izolasyonları sağlanmalıdır.

Piri Reis, kendisini yetiştirmiş olan amcası Kemal Reis'in 1511'deki ölümünün ardından Gelibolu'ya çekilip orada bir dünya haritası, bir de Kitab-ı Bahriye'sini hazırlamıştır. Dünya haritasını 1513'de tamamlayıp, 1517 yılında, Mısır’ın fethinin hemen sonrasındaki günlerde Yavuz Sultan Selim’e takdim etmiştir. Piri Reis bunun ardından Kaptan-ı Derya (amiral) rütbesine getirilir. Harita 1929'da Topkapı Sarayı'nın müzeye dönüştürülme çalışmaları sırasında keşfedilir ve hâlâ oradadır. 1954 yılında yayımlanan En Eski Amerika Haritası adlı kitabında Afet İnan haritanın kenar notlarının, Osmanlı Türkçesinden yeni harflere çevirilerini yayımlamıştır.

Teknolojik aletlerin etrafa yaydığı radyasyondan korunmak onların buluşu sayesinde artık mümkün.

Ankara Elmadağ'da boya üretimi yapan yerli bir firmanın Ar-Ge ekibi, üç yıla yakın bir zamandır üzerinde çalıştıkları boyayla elektromanyetik radyasyonu engellemeyi başardı.

Türk kimyacıların geliştirdiği boya sayesinde elektromanyetik radyasyon yüze 99 oranında engellenebiliyor.

Geliştirilen boya, İstanbul Teknik Üniversitesi ile Fizik Mühendisleri Odası tarafından onaylandı.

Astar boya şeklinde duvara uygulanan boyanın üzerine normal boya yapılıyor.

Boyanın çocuk odalarında, hastane ve okullar dahil tüm yaşam alanlarında kullanımının elektromanyetik radyosyona engelleyeceği belirtiliyor.

Dünyada bu boyanın bir benzeri daha var fakat içeriğinde ağır kurşun olduğu için tercih edilmiyor.

Kurşun maddesi insan sağlığı için tehlike oluşturmakta yerli üretim boyada ise sağlık açısından her hangi bir sakınca bulunmuyor.


Biri beni dinliyor yada acaba telefonlarım dinleniyor mu diye mi korkuyorsunuz ? işte size telefonlarınızın dinlenmesini önleyecek öneri.. TİB Başkanvekili Osman Nihat Şen, yasadışı dinlemeleri önlemek için eski tip, akıllı olmayan cep telefonu kullanılmasını ve telefonun kimseye dokundurulmamasını önerdi.

TBMM Yasa Dışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu Başkanı Zeyid Aslan, TİB Başkanvekili Şen'in komisyona yaptığı sunuma ilişkin AA muhabirine bilgi verdi.

Buna göre, komisyonda milletvekillerinin ''Dinlendiğimizi nasıl anlarız? Konuşurken telefondan cızırtılar geliyor'' sorusuna Şen, ''Telefonla dinlendiğinizi bu tür şeylerle tespit etmeniz kesinlikle mümkün değil, çok temiz dinleniyor hiçbir cızırtı yok. Sesti, mandaldı, aradaki birtakım kesilmelerdi...Bunlar dinlemeyle ilgili konular değil'' dedi.

Yorum Yap
Editöre e-posta
Yazıyı Gönder
Çıktı Al

TÜBİTAK'ın bireysel girişimcilere yönelik ilk kez başlattığı destek programı kapsamında 125 iş fikrine 100 bin liraya kadar geri ödemesiz sermaye desteği verilecek.

Program sonunda ise iş fikirlerini geniş kapsamlı Ar-Ge projelerine dönüştüren girişimciler 550 bin liraya kadar desteklenecek.

İş fikri olan ancak hayallerini gerçeğe dönüştürebilecek desteği bulamayan girişimcilere TÜBİTAK, önemli bir fırsat kapısı açtı. Şirketleşmemiş fikirlere ''1512 Bireysel Girişimcilik Aşamalı Destek Programı'' kapsamında hibe desteği veriliyor.

TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı'nca (TEYDEB) yürütülen destek programının Haziran 2012'deki ilk başvuru dönemine 745 iş fikri başvurusu geldi, bu iş fikirlerinin 451'i ikinci aşama başvurusu yapmaya hak kazandı.

Harvard Wyss Enstitü’sünde biyomühendis ve genetikçi olan bir araştırmacı 1 gram DNA içerisine, önceki denemelerin binlerce katı değerinde, 700 terabaytlık veri sığdırmayı başardı.

Detaylar:

George Church ve Sri Kosuri tarafından gerçekleştirilen çalışmada DNA dijital bir veri depolayıcısı olarak ele alınmış. Bir harddisk üzerindeki manyetik alanlara kodlanan ikili sistem birimleri yerine bu çalışmada her bir bazın bir ikili sistem değeri ifade ettiği (T ve G= 1; A ve C=0) 96 bitlik veri taşıyan DNA iplikleri sentezlenmiş.

Depolanan veriyi okumanız için sekanslamanız ve ardından her bazın değerini girerek ikili sisteme dönüştürmeniz yeterli oluyor. Sekanslama işlemini kolaylaştırmak için her iplik başlangıçta (alttaki resimde görülen kırmızı parçalar) 19 bitlik bir diziyle işaretlenmiş, dolayısıyla tüm DNA iplikleri bu şablona göre sekanslanabiliyor ve sonrasında ikili sisteme dönüştürülebiliyor.

Gelecekte yollar ve otopark alanları asfalt yerine güneş panellerinden yapılsaydı. Bu solar yollar, elektrikli araçlarla beraber çevredeki ev ve işyerlerinin de elektrik ihtiyacını karşılasaydı. Nasıl olurdu?

Solar Roadways projesinin kurucular Scott ve Julie Brusaw’a göre yolların bazı bölümleri, güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürmek üzere güneş panellerinden yapılabilir.

Ayrıca yolun altına LED panelleri gömülebilir, böylece daha güvenli gece sürüşleri yapılabilir.

Dahası, iklimin soğuk olduğu yerlerde yolların karla kaplanmasını ve buzlanmasını önlemek için yol altına ısıtıcılar yerleştirilebilir.

Bu sorular, Solar Roadway projesinin 2009 yılında ABD Federal Otoban Kurulu ile imzaladığı sözleşme çerçevesinde cevaplamaya çalıştığı sorulardan sadece birkaçı.

İlk projenin başarılı olması üzerine 2011 yılında 750.000 dolar’lık ikinci proje başladı. Bu projenin konusu ise solar tabanlı park alanları yapılmasıydı.

Güneş sistemimiz oluşurken koşullar çok az farklı olsaydı, bizler için her şey değişik olabilirdi. Dünyanın madde dağılımı, büyüklüğü, enerjisi, dönme ekseni açısı, atmosfer ve mevsimler çok farklı olabilirdi. Dünyamızda hayat belki yine gerçekleşebilirdi ama farklı şekilde. Bu hali ile sanki her şey, en ince detayına kadar insan için özel olarak hazırlanmış gibidir.
Peki bu oluşum içinde ayın görevi nedir? Nasıl oluştuğu ve dünyanın yörüngesine nasıl girdiği hala büyük bir sır olan Ay'ın bu mükemmel düzen içindeki yeri nedir? Yaşamın oluşmasına ne katkısı vardır? Ay olmasaydı ne olurdu?
Dünyadaki yaşam koşulları bakımından Ay'dan kaynaklanan hiçbir olumsuz etken yoktur. Yani Ay'ın varlığının hiç bir zararı yoktur. Ya yararı?

1974 yılında Tokyo Üniversitesinde Norio Taniguchi tarafından ortaya atılan nanoteknoloji mevcut teknolojilerin daha ileri düzeyde duyarlılık ve küçültülmesine dayalı olarak hızla ortaya çıkan teknolojilerdir. Gelecekte bu teknoloji muhtemelen Moleküler Nanoteknolojisi (MNT) adıyla nano büyüklüğündeki boyutlarıyla yapı makineleri ve mekanizmalarını da içerecektir.Nanoteknoloji ölçü olarak nanometre adı verilen(kısa şekli nm) bir ölçme birimini kullanılır. Her bir ölçüde 1 milyar nm vardır. Her bir nm sadece üç ile 5 atom genişliğindedir yani ortalama bir insan saç kalınlığından yaklaşık 40,000 kez daha küçüktür.
Natoteknolojinin bir yönü de süper küçük bilgisayarlar (bakteri büyüklüğünde) ya da milyarlarca dizüstü bilgisayar gücünde küp şeker büyüklügünde süper bilgisayarlar yada günümüzün bilgisayarlarindan trilyonlarca daha güçlü belirli bir büyüklükte masaüstü modelleri gibi nano boyutunda yapılabilmesidir.

Uzmanından 'Elektrikli Isıtıcılara 2 Metreden Fazla Yaklaşlamayın' uyarısı geldi.

Zonguldak Elektrik Mühendisleri Odası Şube Başkanı, elektrik ve elektronik mühendisi Bülent Özgümüş, elektrikli ısıtıcıların birçok elektrikli cihazdan daha fazla elektromanyetik radyasyon yaydığını söyledi. Özgümüş, elektrikli ısıtıcılara 2 metreden fazla yaklaşılmaması gerektiğini kaydetti.

Bülent Özgümüş, kış mevsimiyle birlikte kullanımı artan elektrikli ısıtıcıların, yaydığı elektromanyetik radyasyon ile ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Elektromanyetik radyasyona maruz kalmamak için elektrikli ısıtıcılara 2 metreden fazla yaklaşılmamasını öneren Özgümüş, "Elektrikli ısıtıcılar, ortama yaydığı elektromanyetik radyasyon açısından birçok elektrikli cihazdan daha zararlı. Bu elektromanyetik alan etkisinden kendimizi korumamız gerekiyor" dedi.

Arılar herkesin tanıdığı küçük canlılardır. Bu canlıların ne yaptığıyla ilgili bir soru soracak olursak, her
insanın vereceği cevap aynı olur; arılar bal yaparlar. Evet doğrudur, arılar bal yaparlar, üstelik kendi ihtiyaçlarının çok üstünde ve Kuran’da dikkat çekildiği üzere Allah’ın ilhamıyla..

Ancak, arıların muhteşem tasarlanmış organizasyon
la onbinlercesinin hep birlikte uyum içinde yaşamalarının dışında, oldukça mucizevi bir özellikleri daha vardır.

Bilim insanları, gezegenimizin oluşumuna ait çok önemli bilgilere ulaşabilmek için Dünya’nın çekirdeğine inilmesini sağlayacak dev bir sondaj projesi üzerinde çalışıyor. Bir milyar dolarlık proje kapsamında, yer kabuğunun en ince olduğu noktadan başlayacak sondajla 2020 yılında çekirdeğe ulaşılabileceği öne sürüldü.Bilim dünyası, Dünya’nın en çok merak edilen v
e oluşumu hakkında büyük sırlar sakladığı bilinen çekirdeğine inmenin bir yolunu bulmuş görünüyor. Teknolojik yetersizlikler bugüne kadar Dünya’nın çekirdeğini ulaşılmaz bir yer kılsa da, Japonya’nın büyük rol oynayacağı uluslararası bir proje kapsamında altı kilometre derine inilerek çekirdekten numune toplanması amaçlanıyor.

CNN’in haberine göre, projenin başını Japonya’nın Entegre Okyanus Sondaj Programı (IODP) ekibi çekecek. Ekip, çekirdeği saran kabuğu delerek, bilim dünyasındaki en büyük keşiflerden birine kapı açacak.

15-16 ve 17. yüzyılın Avrupa'sına bakın. Koyu bir cehalet karanlığı içerisinde olduğunu göreceksiniz. Kopernik isimli bilgin, dünyanın hem kendi, hem de güneş etrafında döndüğünü kesinlikle bildiği halde, korkup açıkça söyliyemiyordu. Bu husustaki kitabı ancak 70 yaşında öldükten sonra yayınlanabildi. 18. yüzyıla kadar da kilisenin yasakladığı kita
plar listesinde yer aldı.
Büyük İtalyan bilgini Galilée de Kopernik'i tasdik eder mahiyette yazdığı eserinden dolayı Engizisyon Mahkemesine verildi. Ondan fikrini red ve inkar etmesi istendi. Bilgin mecburen kendi kendini yalanlamak zorunda kaldı. Ama mahkemeden ayrılırken: "Yine de Dünya dönüyor!" diye mırıldanmaktan kendini alamadı.
Buna rağmen, ölünceye kadar bir eve kapatılan Galilée, öldüğü zaman Hristiyan mezarlığına gömülmedi.Çünkü o günün Avrupa'sında dünyanın döndüğünü söylemek dinsizlik sayılıyordu.

Türk araştırmacılar, Karadeniz dibinde bulunan hidrojen-sülfürlü suyundan hidrojen gazı elde etmeyi başardı.

Hidrojen enerjileri üzerine ar-ge çalışmaları yürüten Dr. Mükerrem Şahin ve ekibi, tamamen Türk araştırmacılarla Karadeniz dip sularında yoğun olarak bulunan hidrojen-sülfürlü suyu geliştirdiği bir katalizör sistemi üzerinden geçirerek ekonomik koşullarda hidrojen gazı elde etmeyi başardı.

Araştırmacıların yaptığı fizibilite raporları, Karadeniz'deki mevcut potansiyelin, bölgenin 100 yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini gösteriyor.

Dr. Mükerrem Şahin, Karadeniz'de hidrojen-sülfür oluşumunun jeolojik oluşumların etkisiyle sürekli olarak arttığının gözlendiğini belirtti.

Son yapılan araştırma sonuçlarının, Karadeniz'de hidrojen-sülfür oluşumunun giderek yükseldiğini gösterdiğini aktaran Şahin, ayrıca bu kaynaklara Karadeniz'in 30-40 metre altında bile rastlandığını belirtti.

Sakın, Ay imara açık mı?

Ay’ı ne zaman parsellediniz?

Arsaları kimden aldınız? Gibi soruları sormayın…

Siz şimdiden ay’dan arsanızı alıp, bir kenara koyun! Yakında insanlar dünyaya sığmayınca kıyıda köşede bir arsanız olsun!

Arsanızı unutun. Gün gelir değerlenir, o zaman satar bir derdinize deva yaparsınız!

Biz gelelim ay’daki arsalara…

Türkiye’nin ilk kişiye özel uluslararası hediye markası olan Out of Turkey Gifts tarafından satışa sunulan bu arsaları, insanlar sevdiklerine hediye amaçlı alıyorlarmış.

Ay’da 4 dönümlük arsa sahibi olmanın bedeli 99 lira olurken, Türkiye için her ay 100 adet satış kontenjanı ayrılıyormuş.

Sahi bu kontenjanı kim ayırıyor?

Lütfen bekleyin detaylara gireceğiz…


Türkiye'nin ilk lazer güdümlü füzesi Cirit, TSK'ya teslim edildi. Envantere giren 100 füze şu an için kullanıma hazır.

Havadan karaya atılan ve 8 km menzile sahip olan Cirit, Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz helikopteri T-129'da kullanılacak.

Roketsan tarafından yürütülen proje kapsamında, toplam 2 bin füze Silahlı Kuvvetler'in kullanımına sunulacak. 70 mm çapındaki yarı aktif lazer güdümlü füze 'Cirit'in özellikle hafif zırhlı hedeflerde istenilen tahribatı sağladığı belirtiliyor.

Cirit'in şimdiye kadarki atışlarında hava platformu olarak AH-1W helikopteri kullanıldı. Daha önce, MSB ve Roketsan arasında Cirit füzesinin geliştirilmesi için 28 milyon dolarlık bir anlaşma imzalanmıştı. Füzenin milli imkânlarla geliştirilmesi, Türk savunma sanayii açısından büyük önem taşıyor.


FSM'deki bakımın 'zorunlu ve elzem' olduğunu belirten Bakan Yıldırım gelecek yaz Boğaziçi Köprüsü'nün bakıma alınacağını söyledi ve korkutan gerçeği açıkladı:

Bakan Yıldırım, 'Boğaz Köprüsü için 'Halatlar yenilenecek, onun işi daha zor ve uzun sürecek. Müdahale etmezsek yıkılır..' dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki bakımın elzem ve zorunlu olduğuna dikkat çekerek, 'Millete eziyet olsun diye yapmadık. Elzem bir durumdu, bugün kapatmasaydık, daha sonra kapatmak zorunda kalacaktık. Köprü bakıma alınmasa ağır bedeller ödenebilir, büyük can ve mal kaybı oluşabilir' dedi.

ASLINDA SON BİR HAFTADIR BENDE ŞÜPHELENİYORDUM

Enkazında mühimmat ve füze izine rastlanamayan uçağın yüksek frekans yayan yeni nesil silahlarla vurulduğu iddiası ortaya atıldı.

ABD, Rusya ve Çin, ünlü fizikçi Nikola Tesla'nın "yüksek frekans" çalışmalarından yola çıkan silah sistemlerini yıllardır test ediyor. Ancak sistemler yalnızca deneysel ortamlarda kullanıldı. Yüksek frekansın uzun menzilde kullanılabilmesi çok yüksek enerji gerektiriyor. Yani 20 kilometredeki uçağa karadan yüksek frekans gönderilebilmesi çok güç.

OTOPSİ RAPORLARINDAKİ SIR

Adli Tıp Kurumu uzmanları, Suriye'nin düşürdüğü uçakta şehit olan pilotların otopsi raporlarında önemli bulgulara ulaştı. Raporlar uçağın düşüş nedenini aydınlatabilecek bilgilerin de kapısını araladı.

ABD'de ilk defa bilgisayar tarafından okunabilen deri altı kimlik çipleri, Floridalı bir aileye takıldı. ‘‘VeriChip’’ adı verilen pirinç tanesi büyüklüğündeki çipler, Jeff ve Lesie Jacobs ile 14 yaşındaki oğulları Derek'in kollarına küçük bir cerrahi müdaheleyle yerleştirildi.

Florida'daki Applied Digital Solutions Inc. firması tarafından üretilen çiplerin deri altına takılması işlemi bir dakika kadar sürdü ve sadece lokal anestezi yapıldı. Daha önce başlarından bir sürü hastalık geçen Jacobs ailesi, bundan sonra karşılaşacakları herhangi bir sağlık sorununda daha önceden geçirdikleri hastalık bilgilerini anında doktorlarına ulaştırabilecekler. Deri altına fark edilmeyecek bir şekilde yerleştirilen çip, radyo frekansı yollayan tarayıcı tarafından algılanıyor ve 200 dolara satılıyor. Çipteki bilgileri okumaya yarayan tarayıcının fiyatının ise 1000 ile 3000 dolar arasında olduğu belirtildi.

Son yorumlar